Yeni filmimiz için bir yol arıyoruz. Ekipteki arkadaşlarımız üç koldan memleketi tarıyorlar. Olabilir diye düşündükleri yolların video çekimlerini yapıp, kasetleri kuryeyle gönderiyorlar.
Bir
yol filmi çekeceğiz. Filmin büyük bölümü yollarda geçecek. Bu nedenle
biz hayat kadar uzun, hayat kadar güzel, hayat kadar meşakkatli, hayat kadar
bilinmezlerle dolu yollar arıyoruz. Başı belli, sonu belirsiz yollar...
Okyanustaki
dev dalgalar gibi inişleri çıkışları olan bir yol arıyoruz. Otobüsümüz
insin, çıksın, kaybolsun, sonra tekrar görünsün, sonra düzlüğe çıksın
ve uçarcasına yoluna devam etsin istiyoruz. Sıcaktan dumanı tüten asfalt
yollar arıyoruz.
Göz
kamaştırıcı zenginliklerin ve yürek sızlatacak yoksullukların içinden geçen
yollar arıyoruz. Bozuk mu bozuk,
bir tarafı uçurum, kimi yerleri toz duman, bataklık, karanlık, ürkütücü
yollar arıyoruz. Ama eninde sonunda bütün yollar, görenleri büyüleyecek
kadar güzel yerlere çıksın istiyoruz.
Yolculuğun
başlayacağı yer için, iki tarafında dev çınar ağaçları olan uzun,
upuzun, dar bir yol arıyoruz. Gözün gözü
görmeyeceği kadar sis içinde kaybedebileceğimiz bir yol.
Çünkü,
yolcularımızı sisin içinden uçsuz bucaksız bir ovaya çıkaracağız.
Ovanın üstünde hiç kirlenmemiş
bir gökyüzü olacak. Otobüsün içindekiler eğilip gökyüzüne bakacaklar.
O sırada göç eden kuşları görecekler. Kuşlar otobüse yol gösterecek.
Otobüs yolunun paralelinde, bir de tren yolu olacak. Yolun görebildiğimiz en uzak noktasında bir tren belirecek.Yaklaşacak, yaklaşacak. Gelenin marşandiz olduğu anlaşılacak. Açık vagonların üstünde tanklar, uçaksavarlar, füzeler olacak. Otobüsün yanından geçecek. Otobüsün yolcuları trene bakacaklar. Tren az önceki koyu sisin içinde kaybolup gidecek.
Otobüs
yoluna devam edecek. Yolculuk giderek bir direniş ve hayatla mücadele öyküsüne
dönüşecek.Yolcular hayata ve insana dair bütün inceliklerin, duyarlılıkların
yok edildiği bir dünyada, insanları derin yalnızlıklara ve çaresizliklere
mahkum eden bir yaşam anlayışına karşılık, sevgiye, dayanışmaya, paylaşmaya
yaratıcılığa dayalı, insana sevinç ve mutluluk veren bir başka yaşam
anlayışının izini sürecekler.
Bir yol filmi çekeceğiz. Bu nedenle hayat kadar uzun, hayat kadar meşakkatli, hayat kadar bilinmezlerle dolu, hayat kadar güzel bir yol arıyoruz.
YAVUZ ÖZKAN
NOKTA (5 - 11 Temmuz 2004; Sayı: 1096)